Çevrimiçi psikoterapiyi, profesyonel zihinsel / ruhsal sağlık hizmetinin internet üzerinden farklı görüşme platformları aracılığı ile gerçekleştirilmesi olarak tanımlayabiliriz. Çevrimiçi psikoterapi, e-psikoterapi olarak da isimlendirilir. Hizmetin geleneksel yüz-yüze psikoterapi koşullarına benzer, aynı etkinlik ve nitelikte sunumunu hedefler. Bunun için yeterli bir çevrimiçi bağlantı, uygulama ve donanım altyapısı ile rahat ve yalıtılmış bir ortam, gerek danışan gerek terapist için ön koşuldur. Terapi sürecinde faydalanılan iletişim kanalları içinde e-posta iletileri, yazılı sohbet uygulamaları, eş / gerçek zamanlı görüntülü görüşme ve konferans uygulamaları yer alır. Bazen, örneğin arada fiziksel uzaklığın uzaktan bağlantıyı zorunlu kıldığı durumlarda ya da çalışma öncesinde test, ölçek ve değerlendirme formlarının doldurulması istendiğinde bu terapi şekli geleneksel yüz-yüze görüşme sürecine yedirilerek de sürdürülür.

Bu alandaki çevrimiçi hizmetler uzun süredir sağlanıyordu. Ama son COVID-19 salgınının fiziksel uzaklık ve karantina şartları bu hizmetlere erişim talebini ve bunların sunum gereksinimini fazlasıyla arttırdı. 2020 Aralık ayında 21 araştırmacının ortak katılımı ile sonuçları açıklanan ancak halen değerlendirme aşamasında olan uluslararası bir araştırma yayınlandı. Bu araştırma, Covid-19 salgınında çevrimiçi zihinsel sağlık hizmetlerinde, profesyonellerin yönelimlerini ve deneyimlerini, yaşadıkları olumsuzluklar ile birlikte incelemiş. Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Fransa, Almanya, İtalya, Lübnan, Litvanya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya ve İsveç’ten çoğu psikolog 2,000’in üzerinde, zihinsel sağlık profesyoneli bu çalışmaya dahil olmuş. Çalışma, sınırlı bir ön eğitime karşın çevrimiçi seanslara yönelimin çok yüksek olduğunu göstermiş. Psikologların çoğu bunu olumlu bir mesleki deneyim olarak tanımlarken bu tür bir hizmetin çevrimiçi ortamda sunulmasına yönelik bazı çekinceler öne çıkmış. Örneğin, terapi ilişkisinin (raporunun) kurulması, göz kontağının sağlanması, sözel olmayan davranışın ve duyguların ele alınması, özgün bir bağlantı oluşturma ve bazı fiziksel ortam uygulama tekniklerinin kullanımı konularındaki zorluklar bu çekincelerdendir. Bazı profesyoneller, travma geçirmiş, intihara eğilimli, gerçeklikle bağlantısı kırılgan ya da çocuk yaşlardaki kişiler gibi belirli danışan grupları ile sağlıklı bir çalışma yürütebilme endişelerini vurgulamışlar. Tutum yönünden profesyoneller, çevrimiçi çalışmaya uzak bir tavır ve yüz-yüze çalışmaya katı bir bağlılık sergilememişler. Danışan tarafında ise geleneksel çalışmaya bağlılık ve yüz-yüze tercihi kısmen gözlenen bir tavır olmuş. Kolaylaştırıcı koşullara yönelik sessiz ve rahat bir ortama erişme güçlüğü, çevrimiçi alt yapı donanım ve yazılım olanaklarının yetersiz kalması ya da bu yeni ortama ilişkin yeterli mesleki ve teknik eğitime erişememiş olmak en fazla dile getirilen konular arasında olmuş. Çok sayıda meslek örgütü kendi sayfalarında terapi ve danışmanlık etik kurallarını çevrimiçi şartlara uyarladığından profesyonellerin buna yönelik kaygıları görece daha düşük düzeyde kalmış.

Öyle görünüyor ki çevrimiçi zihinsel sağlık hizmetleri olarak e-psikoterapi ve danışmanlık artık geçici bir kriz durumu uygulamasından öte önümüzdeki yıllarda da devam edecek bir hizmet olacak. Danışan olarak kendi tarafınızda yukarıda belirtilen konuların hangilerinin sizin için de geçerli olduğunu değerlendirebilirsiniz. Sürecinize başlamadan önce terapistinizle bu konuları konuşabilirsiniz. Durumunuza uygun olarak terapistinizden farklı çözüm önerilerini talep edebilirsiniz. Terapistinizin mesleki yeterliliği ile ilgili diploma ve devam eğitimleri bilgisine internet ortamında yayınlandığı ölçüde erişebilir, klinisyenin yeterliği ile ilgili almak istediğiniz bir bilgi ya da belgeyi doğrudan isteyebilirsiniz. Terapistinizin uzmanlaştığı terapi yaklaşımı ve uygulama yöntemlerinin sizin beklentilerinize uygunluğu dışında bunları çevrimiçi ortamda nasıl uygulayacağını, sizinle ilgili çevrimiçi ortamda alınan her türlü bilgiyi nasıl güvenli şekilde saklayacağını da doğrudan sorabilirsiniz. Terapistiniz çevrimiçi ya da yüz-yüze, güvenli, sağlıklı, etik ve etkin bir ortamı sağlamakla yükümlüyken sizin bireysel tercihlerinize ve koşullarınıza uygun düzenlemeleri yapmaya ayrıca gönüllü olmalı. Danışan olarak sorumluluğunuz, kendinizi güvende ve rahat hissetiğiniz bir profesyonelle aynı rahatlık ve güveni yaşadığınız bir mecra ya da ortamda çalıştığınızdan emin olmaktır.